İngilizce kaynaklarda “applied behaviour analysis (ABA)” olarak da geçen uygulamalı davranış analizi (UDA), davranış analizinin uygulanmış hali olup sistematik bir şekilde uygulanarak sosyal açıdan önem arz eden davranışları değiştirmeyi amaçlayan bir bilim dalıdır.
Davranışçıların üzerinde durduğu en önemli nokta her zaman davranışın sosyal çevre içerisinde değil, doğal çevre dâhilinde incelenmesi gerektiği yönünde olmuştur. Dolayısıyla, davranış analizleri davranışın çevre ile ilgili gözlemlenebilir ilişkisi üzerine odaklanmış bulunmaktadır.
Uygulamalı Davranış Analizi davranışa odaklanır (teorik yapılar değil). Deneysel olarak gösterilen davranış yasalarını kullanır ve davranışı nasıl değiştireceğinizi belirtmek için açıkça tanımlanmış prosedürleri kullanır. ABA’nın öncelikli odak noktası, daha tatmin edici bir hayat sürme imkânı sağlaması açısından, bireyler için önem taşıyan davranışlardır.
ABA, müdahalenin amaçlarının çocuğunuza gelişmesini kolaylaştıracak ve en yüksek derecede bağımsızlığı ve mümkün olan en yüksek yaşam kalitesini elde etmesine yardımcı olacak becerileri öğretmek olduğu yerlerde öğretim görevlendirir. Birçok farklı teknik ABA’dan oluşmakla birlikte, birincil öğretim yöntemi, Ayrı Deneme Öğretim (DTT) olarak adlandırılır. DTT, bir beceriyi daha küçük parçalara ayırmayı, ustalık kadar bir alt beceriyi birer birer öğretmeyi, yoğun bir dönemde tekrarlanan uygulamalara izin vermeyi, gerektiğinde hızlanmayı ve solmayı sağlamayı ve takviye prosedürlerini kullanmayı içerir.
ABA’nın tümü aynı mı?
Bu karmaşık bir konudur çünkü ABA’nın tamamı aynı değildir. Son derece sert olan ve çocuğa bakılmaksızın kurallar koyan bu yaklaşımlardan muazzam bir çeşitlilik vardır; bu yaklaşımlar, zayıf ve yapısal olmayan yaklaşımlardır.
Uygulamalı Davranış Analizi (ABA), bu hizmeti sunan gruba bağlı olarak farklı şekillerde olabilir. Sağlayıcının beceri düzeyine ek olarak, uygulanmada teknik ve üslup farklılıkları bulunmaktadır. Yaklaşımlar, dogmatik ve katı olanlardan yapılandırılmamışlara uzanır. Otizm Ortaklığı’nın klinik ve araştırma tecrübesi otuz beş yılı aşkın bir süredir, öğretim için sistematik ve deneysel bir yaklaşımın esasını muhafaza ederken en iyi seçeneği esnekliğin dikkatli bir dengesi olarak göstermektedir. Her bir çocuğa ayrı ayrı uyarlanan ABA tekniklerini de dahil etmek de önemlidir.
Erken davranışçı uygulayıcıların çoğu zaman çok katı ve cezalandırılmış olarak algılandılar. Ve ne yazık ki, bugün bile, oldukça yapay ve doğal olmayan öğretim stratejileri kullanmaya devam eden davranışçılar var. Bu, kendilerini geleneksel yöntemlerden uzaklaştıran klinisyen dalgasına yol açtı. Terapiyi ebeveynlere ve öğretmenlere daha çekici kılmak için yeni terminoloji bile yarattılar.
UYGULAMALI DAVRANIŞ ANALİZİNİN YEDİ KARAKTERİSTİK ÖZELLİĞİ ÜZERİNDE DURMAK GEREKİRSE:
1- Uygulamalı Olmalı: Uygulamalı davranış analizi, üzerinde çalışılan davranışın sosyal açıdan önemi üzerine odaklanır. Örnek vermek gerekirse, uygulamalı olmayan bir araştırmada, genel olarak “yemek yeme davranışı” incelenebilir ve çıkan sonuçlarla metabolik süreçlerle ilgili bilgi edinilebilir. Fakat uygulamalı bir araştırma, gereğinden fazla ya da az yemek yiyen tek bir kişinin yeme davranışını kişi ve çevresi için daha “kabul edilebilir” bir şekilde değiştirmeye odaklanır.
2- Davranışsal Olmalı: UDA pragmatiktir ve bir kişiye bir şey etkili bir şekilde nasıl yaptırılır diye sorar ki bu soruya cevap verebilmek adına, davranışın kendisi objektif bir şekilde ölçülmelidir.
3- Analitik Olmalı: Davranış analizi, analizi gerçekleştiren kişi söz konusu davranışı kontrol eden durumları net bir şekilde anlayabildiği ve istediği şekilde kolayca değiştirebildiği ölçüde başarılı olmuş sayılmaktadır.
4- Teknolojik Olmalı: Yapılan çalışmanın açıklamaları ve yönlendirmeleri detaylı ve açık bir şekilde belirtilmelidir ki daha sonra bu çalışmayı gerçekleştirmek isteyen bir başka araştırmacı da hata yapmadan uygulayabilmeli.
5- Kavramsal Bir Sistematiği Olmalı: Kullanılan metotlar davranışsal prensiplere dayalı olmalı.
6- Etkili Olmalı: Varılan sonuç yeterince büyük bir etki yaratmıyorsa, o analiz başarısız olmuş anlamına gelmektedir.
7- Genellenebilir Olmalı: Kullanılan metotlar çok daha değişik çevrelerde de işe yaramalı, birden çok davranış üzerinde de uygulanabilmeli ve uzun süreli etkileri olmalıdır.
UYGULAMALI DAVRANIŞ ANALİZİ SÜRECİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
Davranışçı psikolojinin öne sürdüğü ve davranış temel prensipleri süreçlerine dayalı olarak uygulanan bu analiz yönteminde öncelikli olarak dikkat edilmesi gereken konu, hedef olarak kabul edilen davranışın tüm detaylarıyla ortaya koyulmasıdır. Birey ve çevresi için işlevsel olan, daha karmaşık davranışlar için ön koşul niteliğinde olan ve bireyin sosyal hayata daha kolay girmesini sağlayacak “hedef davranışa” karar verirken göz ardı edilmemesi gereken en önemli nokta ise bireyin neyi yapmayacağını değil, neyi yapacağını belirtir nitelikte olması gerektiğidir.
Bunun yanı sıra, ne olması gerektiğine karar verilen, “bağımsız değişken” olarak da adlandırılan uygulama ile “bağımlı değişken” olarak da adlandırılan hedef davranış arasındaki işlevsel ilişki de ayrıntılarıyla ortaya konmalıdır.
Bireyle ya da etrafındaki önemli kişilerle görüşme yaparak, ölçü aracı kullanarak ya da doğrudan gözlem yaparak hedef davranışı belirledikten sonraki aşamada hedef davranışı ölçme ve kaydetme işlemi uygulanmaktadır. Fotoğraf ve video kaydı, olay kaydı veya kesin kayıt yoluyla kontrol listeleri ile davranış kaydı, ABC kaydı, kontrollü olay kaydı, süre kaydı, bekleme kaydı ve son olarak da gözlem yoluyla hedef davranışın ölçümü ve kaydedilmesi prosedürü gerçekleştirilir. Davranış dikkatli biçimde ölçülmedikçe ve grafiklendirilmedikçe gelişmeleri görmek pek mümkün olmayacağından ve kayıt edilmeyen davranışların kolayca unutulabileceği riski de söz konusu olabileceğinden dolayı, bu aşamada azami bir dikkat gösterilmelidir.
HEDEF DAVRANIŞLAR BELİRLEMENİN AMACI NEDİR ?
Hedef davranışın belirlenmesi, ölçümü ve kaydedilmesinden sonraki süreçte ise hedef davranışı değiştirmek için uygulama yöntemini seçme aşaması gelmektedir.
  • Uygun Davranışların Artırılması: Duruma göre olumlu ya da olumsuz pekiştireç kullanılarak hedeflenen davranışın arttırılması amaçlanır.
  • Uygun Olmayan Davranışın Azaltılması: Sıklık, süre, yoğunluk ve bekleme süresi denilen dört farklı davranış özelliğinden birini azaltmak gerekebilir. Uygun olmayan davranışı azaltmak için öncelikle en ılımlı yol denenmelidir. Pekiştireçle azaltılabilen bir davranış için ceza yöntemini kullanmak çok doğru olmayacaktır.
  • Uygun olmayan davranışları önleme: Davranış sıklığını azaltmak için efor sarf etmektense, ön uyaranları değiştirerek davranışın gerçekleşmesini önlemek çok daha pratik bir yöntemdir.